Meğer 300 milyon sperm yumurta finaline doğru 100 metre yarışı yapmıyormuş ve birinci gelen sperm döllenme hakkını kazanmıyormuş. En iyi, en uygun olan sperm yumurtaya girebiliyormuş. Onu da yumurta seçiyor.
Stockholm Üniversitesi ve Manchester Üniversitesi bünyesindeki araştırmacılar yumurtayı çevreleyen ve sperm hücrelerini çeken kimyasal maddeler içeren foliküler sıvının, her kadında farklı bir kimyasal imza taşıdığını keşfetmişler.
Bu çalışma, döllenmenin sadece en hızlı yüzen spermin yarışı kazandığı düz bir süreç olmadığını, yumurtanın aktif olarak sürece dahil olduğunu ve kendi tercihini yaptığını ortaya koymuş.
Bu seçilim mekanizmasının arkasındaki temel evrimsel mantık da genetik kaliteyi maksimize etmek.
Yumurta, kendi kimyasal sinyalleri sayesinde genetik olarak daha uyumlu veya daha yüksek kaliteli (DNA bütünlüğü daha iyi olan) spermleri "koklayarak" kendine çekmeye çalışıyormuş. Buna "kriptik seçilim" deniyor.
Yumurta hücresi biyokimyasal düzeyde ikinci bir oylama yapıyor. Bu, kadının seçtiği partnerin genetik profilinin yumurta için her zaman en iyi olmadığı durumları açıklıyormuş.
Nedeni açıklanamayan kısırlık vakalarının bir kısmının, yumurta ve sperm arasındaki bu kimyasal uyuşmazlıktan kaynaklanabileceğini düşünüyor bilim insanları.
🧠 Warren Buffett:
“Hayatta istediğim her şeye sahibim.”
“Bir yerine on evim olabilirdi. Daha mutlu olur muydum? Asla.
İki yerine on arabam olabilirdi. Daha mutlu olmazdım. Bu beni çıldırtırdı.”
↓
“400 metrelik bir yatım olabilirdi.
Ama o zaman onlarca kişilik mürettebatı yönetmek zorunda kalırdım.
Bazıları benden çalardı.
Bazıları birbiriyle kavga ederdi.
Kim bilir daha neler olurdu?
Gemi kaptanı olmak isteseydim başka bir mesleğe girerdim.”
↓
İnsanlar zenginliğin daha fazla şeye sahip olmak olduğunu düşünüyor.
Oysa gerçek zenginlik;
İstemediğin şeyleri satın almak zorunda olmamak,
İstemediğin insanlarla çalışmak zorunda olmamak,
Ve zamanını istediğin gibi kullanabilmektir.
Finansal özgürlüğün özü budur.
(Charlie Rose, 2009)